2 Eylül 2012 Pazar

Emir Büyük Yerden: "Şehit Haberlerini Yok Sayın"

1999'da Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakalanıp Türkiye'ye getirilmesinin ardından PKK teröründe büyük bir düşüş yaşanmıştı. 1999'da 236 olan şehit sayısı 2000'de 29'a, 2001'de 20'ye düşmüştü. 2002'de ise sadece 7 şehit vermiştik.

Fakat 2002 seçimlerinde Ecevit, Yılmaz, Bahçeli hükümetinin ağır yenilgisi ve AKP'nin galibiyetinin ardından durum tersine dönmüştü. AKP döneminde 2003'te 31, 2004'te 75, 2005'te 105, 2006'da 111, 2007'de 146, 2008'de 171, 2009'da 62, 2010'da 72 şehit verdik. 2011'den itibaren PKK iyice kontrolü ele aldı.

4 Mayıs 2011'de Amasya'da Başbakan'ın konvoyuna bombalı saldırı düzenlendi, 1 polis şehit oldu.

5 Temmuz 2011'de Hakkari Yüksekova'da sivil kıyafetleriyle birliğine giden 2 uzman çavuş arkadan vurularak şehit edildi.

14 Temmuz 2011'de Diyarbakır Silvan'da PKK'nın kurduğu pusuda 13 asker şehit düştü.

24 Temmuz 2011'de Mardin Ömerli'de tayinleri çıkan 3 astsubay, korucuların verdiği veda yemeğinden dönerken şehit edildi.

1 Ağustos 2011'de Van Başkale'de 3 asker şehit edildi.

13 Ağustos 2011'de Şırnak Beytüşşebap'ta 3 asker şehit oldu.

17 Ağustos 2011'de Hakkari Çukurca'da patlayan mayın 1 korucu ve 9 askeri şehit etti.

Bir gün sonra 18 Ağustos'ta Siirt Eruh'ta 2 asker şehit oldu.

28 Ağustos 2011'de Hakkari Şemdinli'de patlayan mayın 3 askerimizi şehit etti.

24 Eylül 2011'de Siirt Pervari'de Belenoluk Karakolu'na düzenlenen saldırıda 5 asker şehit oldu.

18 Ekim 2011'de Bitlis Güroymak'ta uzaktan kumandalı bomba 5 polisi şehit etti.

Ertesi gün 19 Ekim'de Hakkari Çukurca'da 8 ayrı noktaya düzenlenen saldırıda 24 Mehmetçik şehit düştü.

21 Mart 2012'de Şırnak Cudi Dağı'nda çıkan çatışmada 5 polis şehit oldu. 15 yıldır ilk kez polisler, teröristlerle girdiği çatışmada şehit vermişti.

4 Mayıs 2012'de Tunceli Alacık Köyü'ne düzenlenen PKK saldırısında 3 asker şehit oldu.

25 Mayıs 2012'de Kayseri Pınarbaşı Emniyet Müdürlüğü'ne bombalı saldırı düzenlendi, 1 polis şehit oldu.

4 Haziran 2012'de Diyarbakır Lice'de mayına basan 2 asker şehit oldu.

19 Haziran 2012'de Hakkari'de 8, Hatay'da 1 asker şehit edildi.

27 Haziran 2012'de PKK'lı teröristlerin Siirt Eruh'ta askeri araca kurduğu pusuda 4 şehit verdik.

5 Ağustos 2012'de Hakkari Çukurca'da karakola düzenlenen saldırıda 8 asker şehit oldu.

9 Ağustos 2012'de İzmir Foça'da askeri araca düzenlenen bombalı saldırıda 2 şehit verdik.

22 Ağustos 2012'de Hakkari Şemdinli'de patlayan mayın 5 askerimizi şehit etti.

Gaziantep'te bayramımızı zehir eden ve 4'ü çocuk 9 sivili şehit eden bombalı saldırıyı saymıyorum bile!

Peki ben bunları niye yazdım? Başbakan'dan fırça yedim de ondan! Başbakanımız televizyona çıkıp medyayı PKK'nın propogandasını yapmakla suçladı! "Şehit haberlerini görmeyin. Tek sütun bile görmemek lazım. Gazetecilik bununla mı prim yapıyor? Şehitlerimiz üzerinden reyting olmaz" dedi.

Bir anda tereddüte düştüm. Yoksa sıfır terörle teslim aldığım Türkiye'de terör eylemlerine ben mi sebep olmuştum! Oslo'da teröristlerle görüşürken bu durumu haber yapanlara "Şerefsiz" diyen ben miydim! Sonra da "Adamım benim adıma görüştü" diyerek tükürdüğünü yalayan yine ben miydim!

Ne olduğu belli olmayan bir açılım yaratarak PKK'lıları Habur'da karşılayan, çadır mahkemeleri kurup yasaları 'esneterek' hepsini serbest bırakan ben miydim yoksa! Habur'dan girenler otobüsler tepesinde, konvoylar eşliğinde geçit töreni yaparken yüreği kan ağlayan evet bendim. Ama gelen PKK'lıları sonra tek tek yakalayıp içeri atarak açılımı 'kapatan' kesinlikle ben değildim!

Ne terör sürecini ne de görüşmeleri iyi yönetemeyen hükümetin başbakanı ben miydim de bu fırçaya maruz kalıyordum! 10 yılda yaklaşık 800 asker şehit verilmesinin sebebi benim yaptığım haberler miydi, yoksa hükümetin kötü politikası mı! Basına "Şehit haberlerini görmeyin" diyerek aba altından sopa gösterip sansür uygulatarak acaba ne gizlenmeye çalışılıyordu!

Ben işin içinden çıkamadım, ya siz!